asylum-art:

underwater eco sculptures by jason decaires taylorEco-sculptor Jason deCaires Taylor constructs eerie underwater sculptural installations that provide a place for marine species of fish, plants and coral to live. He uses materials that are environmentally friendly and that aid the growth of marine life under the sea. The artist is responsible for founding and creating the world’s first underwater sculpture park located off the coast of Genada, which is called Museo Subacuatico de Arte. MUSA features a collection of more than 500 of Jason deCaires Taylor’s sculptures.

ADI: AYBERK AKSU

Kendisi %98’lerde otistik bir çocuktu. Annesi ve babası o küçükken ayrıldı. Bir tek babasıyla iletişim kuruyordu. Annesi hastalığını kabullenmişti. Ona bakıcı tutulmuş, krize girmesin diye ne istiyorsa yapılıyordu. Ayberk’in aldığı eğitim onu kendi dünyasından çıkaramamıştı. Hastalığından dolayı saçına bile dokundurtmuyordu. 90 kilo civarındaydı. Ağız kaslarını kontrol edemediğinden salyası akıyordu. Yani görüntüsü hiç de iyi değildi.

Babası Naciye adlı biriyle evlenmiş, yurtdışına çıkmıştı. Daha sonra Naciye Aksu,eşine Ayberk’i yanına almayı istediğini söyledi. Ayberk için yeni bir ev aldılar, yüzmeyi sevdiği için havuzluydu. Bir gün Naciye Aksu, Ayberk havuzdayken, havuza havlu attı. Ayberk gidip onu aldı ve belli bir seviyede ona geri verdi. Bunu daha uzak olarak 3 kere yaptı ve üçünde de geri getirdi. En son geitrişinde farketti ki, Ayberk ona gülümsüyordu. Naciye, onun dünyasına girmeyi başarmıştı. Otizmi araştırmaya başladı ve ödül almış bir bilim adamının aslında otistik olduğunu öğrendi. Bu onda büyük umut yarattı ve Ayberk için uğraşmaya başladı. İlk olarak ona ”ver” demeyi öğretti. Bunun için en sevdiği soslu makarnayı kullandı. Ver demeyi öğrenmesi için onu aç yatırdığı bile oldu. Ve başardı, Ayberk ”makarna ver.” dedi. eğitimi yanında onun görünüşünün de düzelmesi gerekiyordu. Sürekli ”sallanma Ayberk, ağzını kapa Ayberk” diyerek onu uyarmaya başladı. Uyarma süreleri arasındaki fark günden güne açılıyordu. Evet bunu da başarmıştı.

Yüzme yanında yürüyüş bandında da çalışmasını istedi. Ayberk başta istemedi, krize girdi. Ama Naciye Aksu, bu sefer de patates kızartmasıyla kandırarak onu banda çıkardı ve yürüyüşe başlattı. Ayberk giderek kilo veriyor ve fit bir görünüm elde ediyordu. Kendi isteğiyle berbere gitti ve saçını kestirdi. Kendine baktıkça mutlu oluyordu. Bu sırada eğitiminde ilerleme kaydederken yemeğe ilgisi olduğunu farkettiler. o geleceğin aşçısı olacaktı. 

İlerlemeler çok iyi sonuç verdi, Otizm %20’lere kadar geriledi. Ayberk artık normal bir genç gibiydi ve  bir ilki gerçekleştirdi. O ilk otistik fotomodel oldu!

Anlatmaktaki amacım, bunun yayılmasını istiyorum. Çünkü ülkemizde hala otizmin tedavisi yok diye biliniyor. Otizmin tedavisi var; sevgi!

Ayberk’in gelişim videoları;

http://www.youtube.com/watch?v=Oi72ZEv_CIk

http://www.youtube.com/watch?v=T9p945Ef1lk

http://www.youtube.com/watch?v=nxL2n3qPxcU

http://www.youtube.com/watch?v=lJs_Maw_tGI

(Kaynak: onlaribirakbanabak)

ADI: AYBERK AKSU

Kendisi %98’lerde otistik bir çocuktu. Annesi ve babası o küçükken ayrıldı. Bir tek babasıyla iletişim kuruyordu. Annesi hastalığını kabullenmişti. Ona bakıcı tutulmuş, krize girmesin diye ne istiyorsa yapılıyordu. Ayberk’in aldığı eğitim onu kendi dünyasından çıkaramamıştı. Hastalığından dolayı saçına bile dokundurtmuyordu. 90 kilo civarındaydı. Ağız kaslarını kontrol edemediğinden salyası akıyordu. Yani görüntüsü hiç de iyi değildi.

Babası Naciye adlı biriyle evlenmiş, yurtdışına çıkmıştı. Daha sonra Naciye Aksu,eşine Ayberk’i yanına almayı istediğini söyledi. Ayberk için yeni bir ev aldılar, yüzmeyi sevdiği için havuzluydu. Bir gün Naciye Aksu, Ayberk havuzdayken, havuza havlu attı. Ayberk gidip onu aldı ve belli bir seviyede ona geri verdi. Bunu daha uzak olarak 3 kere yaptı ve üçünde de geri getirdi. En son geitrişinde farketti ki, Ayberk ona gülümsüyordu. Naciye, onun dünyasına girmeyi başarmıştı. Otizmi araştırmaya başladı ve ödül almış bir bilim adamının aslında otistik olduğunu öğrendi. Bu onda büyük umut yarattı ve Ayberk için uğraşmaya başladı. İlk olarak ona ”ver” demeyi öğretti. Bunun için en sevdiği soslu makarnayı kullandı. Ver demeyi öğrenmesi için onu aç yatırdığı bile oldu. Ve başardı, Ayberk ”makarna ver.” dedi. eğitimi yanında onun görünüşünün de düzelmesi gerekiyordu. Sürekli ”sallanma Ayberk, ağzını kapa Ayberk” diyerek onu uyarmaya başladı. Uyarma süreleri arasındaki fark günden güne açılıyordu. Evet bunu da başarmıştı.

Yüzme yanında yürüyüş bandında da çalışmasını istedi. Ayberk başta istemedi, krize girdi. Ama Naciye Aksu, bu sefer de patates kızartmasıyla kandırarak onu banda çıkardı ve yürüyüşe başlattı. Ayberk giderek kilo veriyor ve fit bir görünüm elde ediyordu. Kendi isteğiyle berbere gitti ve saçını kestirdi. Kendine baktıkça mutlu oluyordu. Bu sırada eğitiminde ilerleme kaydederken yemeğe ilgisi olduğunu farkettiler. o geleceğin aşçısı olacaktı. 

İlerlemeler çok iyi sonuç verdi, Otizm %20’lere kadar geriledi. Ayberk artık normal bir genç gibiydi ve  bir ilki gerçekleştirdi. O ilk otistik fotomodel oldu!

Anlatmaktaki amacım, bunun yayılmasını istiyorum. Çünkü ülkemizde hala otizmin tedavisi yok diye biliniyor. Otizmin tedavisi var; sevgi!

Ayberk’in gelişim videoları;

http://www.youtube.com/watch?v=Oi72ZEv_CIk

http://www.youtube.com/watch?v=T9p945Ef1lk

http://www.youtube.com/watch?v=nxL2n3qPxcU

http://www.youtube.com/watch?v=lJs_Maw_tGI

(Kaynak: onlaribirakbanabak)

gamze3458:

Kadın dediğin, başına gelenlerin üzüntüsüyle yetinmez,
gelebilecek olan bela çeşitlerini de hayal ederek, derdini çoğaltır.

Mungan

pafkufpaf:

bazeninsanlarbazianilar:

 

Koca adama papyon taktırmışın teyza

chaetolo:

i neeeeed this

(Kaynak: cjwho)

issizbiri:

Yeni yıl
Yeni aşklar
Yeni ilişkiler
Yeni umutlar
Yeni ölümler
Yeni insanlar
Yeni hayaller
Yeni hayatlar
Yeni ayrılıklar
Yeni hüzünler
Yeni duygular
Yeni arkadaşlıklar
Yeni hayal kırıklıkları
Yine birçok insanla tanışacağız,birçok arkadaş dediğimiz insanı hayatımıza sokacağız.Birçok hayal kuracağız,ve hepsi yok olacak.Bunların hepsi oldu,yine olacak.Her gün yüzlerce insan dünyaya gelirken,bir o kadar insan hayata veda edecek.Belki yakınlarımızı kaybedeceğiz.En mutlu anımızda bir telefon gelecek,ve en üzgün anımıza dönüşecek.Hayat böyle.Hepinize mutlu yıllar diliyorum.

issizbiri:

Yeni yıl

Yeni aşklar

Yeni ilişkiler

Yeni umutlar

Yeni ölümler

Yeni insanlar

Yeni hayaller

Yeni hayatlar

Yeni ayrılıklar

Yeni hüzünler

Yeni duygular

Yeni arkadaşlıklar

Yeni hayal kırıklıkları

Yine birçok insanla tanışacağız,birçok arkadaş dediğimiz insanı hayatımıza sokacağız.Birçok hayal kuracağız,ve hepsi yok olacak.Bunların hepsi oldu,yine olacak.Her gün yüzlerce insan dünyaya gelirken,bir o kadar insan hayata veda edecek.Belki yakınlarımızı kaybedeceğiz.En mutlu anımızda bir telefon gelecek,ve en üzgün anımıza dönüşecek.Hayat böyle.Hepinize mutlu yıllar diliyorum.

(Kaynak: alwaysinsearchoflight)